Zamanın durduğu ev

Asansörden indiğimde kapısı açıktı. Yavaşça attığım adımlarla girdim içeri. Askılıklar solumda, kendimi gördüğüm boy aynası sağımda kalıyordu. Her zamanki gibi… Yıllar boyunca bu aynada gördüm kendimi hep. Hepsi farklıydı. Hepsinde farklı bir ben vardı. Boyum uzamış, saçlarım seyrekleşmiş, duruşum dikleşmiş, yavaştan da alnımda ve gözlerimin kenarında bir iki ince çizgi beliriyordu. Acaba var mı saçlarımda bir beyazlık diye bakındım kısa bir anlığına. Henüz yoktu. Değişmiştim. Yaşanmışlıklar taşıyabilir miydim daha bu yaşımda. Her bir çizgi bir yaşanmışlık ise benim de olmalıydı. Kendim hakkında dalmışken düşüncelere içeriden çıkıp geldi zamanın dokunmaya kıyamadığı kadın.

Tonton yanaklı ananem karşıladı beni. Biliyordum bu anı. Yaşamıştım bir çok kere. Yüzüm farklıydı, elimdekiler farklıydı, duygularım farklıydı ama aynıydı işte yüzü. Aynıydı bakışı, tüm yaşadıklarından sonra bile aynıydı. Evi aynıydı. Odaları aynıydı. Aynıydı.

Sarılıp selamlaşma faslından sonra geçtim, aynı yere. Duvardaki saati durmuştu. Biz gelmeden hemen önce durmuş olmalıydı. Sevmezdi o saatin durmasını ananem. Dedemin saatiydi. Bize de pek dokundurtmazdı pek ala. Kendisi kurardı özenle her seferinde. Saati de aynıydı. Kendi de.

Aynı kal. Yüzünden gülümsemen eksik olmasın hiç.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s