Born to be Blue

Jazz ve blues denildiğinde aklıma gelen isimlerden belki de ilki Chet Baker.

Blues demişken B. B. King demeden geçemem tabi ki.

Anatomi ve Sanat

“Atalarımız insanoğlunu “küçük bir dünya” olarak tanımlamışlardır ve eğer insan toprak, su, ateş ve havadan oluşmuşsa, ki bunlar dünyayı oluşturan temel elementlerdir, yukarıdaki tanımın kabul görmesi kaçınılmazdır.

İnsanoğlu ayakta durabilmesi ve etinin üzerinde tutunabilmesi için kemik bir iskelete sahipken, dünya üzerindeki toprağı desteklemek için taşlara sahiptir. Nasıl insanoğlunun akciğerlerinde nefes aldıkça genişleyen ve daralan bir kan havuzu varsa, dünyanın nefes alıp verişiyle 6 saatte bir yükselen ve alçalan okyanusları vardır; bahsi geçen kan havuzundan vücudun çeşitli yerlerine dallar veren damarlar ayrıldığı gibi okyanuslar da dünyanın vücudunu sonsuz sayıda su damarları ile doldururlar… Suyu doğal yer çekiminin aksine kaynağına doğru hareket ettiren neden, mizahın hareketli bedenlerin her yerine yayılmasını sağlayan etkene benzer”

Leonardo da Vinci
(ed. Irma Richter)

Diseksiyon ve Sanat

Diseksiyon bilindiği üzere bedenden bir parçanın tamamının ya da bir kısmının incelenmek için çıkarılmasıdır. Peki sanat bu işin neresinde?

Bir inceleme için insan bedenini açtığınızı varsayalım. Çalışmak istediğiniz bölümleri enfes bir şekilde çalıştınız, kafanıza takılan yerleri incelediniz ve tekrardan kapatıyorsunuz. Peki bunu nasıl aktaracaksınız? Sıradaki açıp bakacak olan sizin gibi yine sıfırdan mı başlamalı. Eğer cevabınız hayır ise bunu aktarmanın en güzel yolu bir resimdir! Çizmek, anlatmak gerekir. Nerede ne var, nasıl varyasyonları olabilir? Dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Görmek istenilen yapılara nasıl yaklaşmak gerekir… Hepsi için gereken bir illüstrasyon.

Koronal kesitte bize kafasındaki dertleri gösteren bir abimiz.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/dreamanatomy/da_g_I-A-3-02.html
Faustino Anderloni den kafamda damarlar var adlı enfes çalışma.
Kaynak: https://www.huffpost.com/entry/visualizing-disease_n_4017228?utm_hp_ref=arts

Bu sayede sanat ve bilim birbirine eşsiz bir noktada dokunuyordu. İnsanı anlatmak. İnsandan çıkan tüm bu eserler tekrar insana dönüyordu.

Sinir bilim alanında çalışmaları olan Andreas Vesalius. De Humani Corporis Fabrica’dan (İnsan Bedeninin Kumaşı Üzerine)
Kaynak: https://www.bl.uk/collection-items/vesalius-anatomy

Tabi ki sanat ve anatomiden bahsetmişken Leonardo da Vinci den bahsetmemek olmaz. İleride kendisine ayrı bir bölümde değineceğim için şimdilik bir portresini bırakıyorum.

Kaynak: https://www.metmuseum.org/art/collection/search/411913

Kas ve İskelet Sistemi

Bölüm bölüm ele alacağım anatomi kısımlarından ilki Kas ve İskelet sistemi. Kaslar, kemikler, tendonlar, eklemler, bursalar ve daha niceleri gündelik yaşantımızda hiç fark etmeden yaptığımız binlerce hareketi kolaylıkla gerçekleştirmemizi sağlıyorlar. Ne muazzam bir yapı, ne harika bir sistem. İşleyen tüm çarklar birbirine öyle güzel tutturulmuş ki ne zaman anatomi sayfalarını karıştırsam hayran kalıyorum.

Tüm vücuttaki kaslar ancak bu kadar güzel çizilebilirdi. Kas yapmaya başlamalıyım.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html
Şu yapıların entegrasyonuna bakın. Alaycı bir şekilde kendi derisine bakıyor. Altındaki sanat eserini gün ışığına çıkarttı.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/valverde_home.html
Şov yapmak zamanıdır. Kendi derisini bir kumaş gibi kaldırıp altındaki güzellikleri böyle sergilemek… Nefes kesici. Arkadaki cennet tasvirine uygun bir beden. Estetik.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/dreamanatomy/da_g_I-D-1-05.html
Üstte spinal kasların omurga ile birleşimi, altta ise kol ve omuz kaslarının birbiriyle ahenk içindeki uyumu. Da Vincinin bir karakalemi
Kaynak: https://i.pinimg.com/originals/59/2d/22/592d22f573ba96d50950e248184c479f.jpg
Her bir lif, her bir hücre. Birleşiminden ortaya çıkan ve nice ağırlıkları kaldırabilen enfes bir organizma. Harika bir sanat
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/bidloo_home.html
Beynimizde en fazla alanı kaplayan motor bölgenin elimize ait olduğuna şaşırmamak gerek. Yüzeyel ve derin eksende el kaslarının diseksiyonu. Her bir hareket ne kadar da kompleks aslında değil mi?
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/bidloo_home.html
bidloo_t70.jpg (1200×1625)
bidloo_t71.jpg (1200×1614)
Aynı şekilde elin dorsal grup kaslarının diseksiyonu
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/bidloo_home.html
bidloo_t88.jpg (1200×1611)
Mezarından yükselen iskelet. Bakışı sizin de içinizde bir ürpermeye sebep olmadı mı.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/bidloo_home.html
Nöbetten çıkınca ben de böyle oluyorum merak etme
Kaynak: http://caiana.caia.org.ar/resources/uploads/5-arts/5.jpg
Kaynak: http://caiana.caia.org.ar/resources/uploads/5-arts/6.jpg
Üst ekstremitenin musküler planları ve ayak kemikleri. Da Vinci’nin kaleminden
Kaynak: https://drawingacademy.com/leonardo-da-vinci-the-anatomical-artist

Kaburgalarımızın altındakiler

Elbetteki kalbimizin ve akciğerlerimizin hayatta kalmamıza etkisini tartışacak durumda değiliz. Kalbimiz, fizyolojisi, anatomisi, mikroskobisi dahil ne kadar hayranlık uyandıcı. Kalpten çıkan büyük damarların seyri bile, evet nefes almamızı sağlayan yapılara giden ve oralardan gelen damarların, büyük bir nizam ve maksimum verimliliğe doğru eğilmiştir.

İnsan vücudunun damarları
Kaynak: https://fineartamerica.com/featured/1-vascular-system-sheila-terryscience-photo-library.html
Kaynak: https://gallica.bnf.fr/ark:/12148/bpt6k10433237.image
Da Vinci’nin öküz kalbi üzerinde yaptığı çalışmalar
Kaynak: https://i.telegraph.co.uk/multimedia/archive/02191/davinci-heart_2191807b.jpg
Çalışmalarının tam ortasında gelen ilham esintisiyle birlikte çizilen tasvirler. Benim yapabildiğim tek şey ise ders notlarını karalamak
Kaynak: Royal Collection British Museum

William Harvey için kalp ve kan dolaşımı oldukça ilgi çekici bir bölümdü. Galen’de kabul gören sindirilmiş besinlerin karaciğerde kana dönüştüğü ve arkasından vücut tarafından yakıt olarak kullanıldığı iddiasını reddetti. Harvey’in çalışmaları kalbin bir pompa işlevinin olduğu ve kalbin bir duvarla iki sisteme ayrıldığını ispatlasa da yeni bir yaklaşım olmasından ve oturmuş bilgiye karşı çıkmasından ötürü meslektaşları tarafından sertçe eleştirilmiştir.

Dilate venlerin basınç uygulanan noktaları ve doluşu, toplardamarların uzvun distal tarafından dolduğunu ispatlamıştır.
Kaynak: https://i.pinimg.com/originals/00/c1/ed/00c1ed741a958fd93d3fd0b02d41c7ca.jpg
Kalp karıncıklarının tasviri
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/dreamanatomy/images/1200-dpi/II-C-06.jpg
O kalbi çıkarıp inceleyelim biraz. Kalp diseksiyonu sonrası damarsal yapılar.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/quain_home.html

Kalbi besleyen koroner damarlar. Tüm tıpçılar illa ki scarpa fasyasını duymuştur değil mi? Antonio Scarpa
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/scarpa_home.html
Damarsal planın harika bir çizimi. Antonio Scarpa
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/scarpa_home.html
Scm de güzel kas be
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/quain_home.html
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/quain_home.html

Farklı bir kalp ve akciğer tasviri. Abstract çizim tarzı hoşuma gitti.
Kaynak: https://newped.wordpress.com/2014/02/10/intimate-relationship-between-heart-and-lungs/

Da Vİnci’nin domuz akciğeri üzerindeki çalışmaları. Bronş ağacının detayı muazzam
Kaynak: https://www.rct.uk/collection/919054/recto-the-bladder-verso-the-lungs

Batın(Karın içi organlar) Anatomisi

Muazzam bir entegrasyon ve fonksiyonellik
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/dreamanatomy/da_g_I-E-2-04.html

Aslında organlar denildiğinde çoğu insanın aklına gelen kısım karındır. Sanki tüm organlarımız orada sıkışmış gibi. Bu inanç geçmişte de böyle idi. Tek farkı bu inancın doğru olduğuna inanan insan sayısının fazlalığıydı.

Karın ön duvarı ve peritonunu kaldırıp, bağırsak ve omentumu sergileyen bir sanatçı. Arka plandataki tasvirler ise Cenneti sembolize ediyor.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/dreamanatomy/da_g_I-D-1-15.html
Burada ise aynı kısım bir Roma askerinin zırhında gösterilmiş, belki de insan faktörünün azaltılması bir sonraki kuşağın eğitiminde kolaylık sağlamıştır.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/valverde_home.html
Periton zarlarını ve bağırsakları gösteren bir tasvir
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/valverde_home.html

Batında dolaşım sistemi ve böbrekler
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html
Batın ve toraks organları
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html
Batın organları diseke edilmiş, karaciğer lobları, mide ve bağırsaklar
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html
Amanın! Yeni doğmuş bir bebek. Fetomaternal dolaşımın resmedildiği kaç resim bulunabilir. Plasenta ve bebek dolaşımı.
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html

Böbrek kesitsel anatomisi ve erkek ürogenital diseksiyonu
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html
Kadın dış genital ve ürogenital organları
Kaynak: https://www.nlm.nih.gov/exhibition/historicalanatomies/gautier_home.html
Rahimde bir bebek, Da vinci
Kaynak: Royal Collection

Fetus pozları Da Vinci
Kaynak: Royal Collection
Cinsel birleşmeni tasviri Da Vinci
Kaynak: Royal Collection

Bonus: Tıpta Mizah ve İllüstrasyonlar

Kim demiş doktorlar komik olamaz diye(olamıyoruz).

Her bir organı evin bir kısmı olarak düşününce ortaya çıkan sonuç
Kaynak: https://www.wikiwand.com/en/Ma%27aseh_Toviyyah
Kolik tarzda ağrı tarifleyen bir karikatür. Çekmek zor be taş ağrısını
Kaynak: George Cruikshank
Bunlar hep migren
Kaynak. George Cruikshank

Evet bu yazım da buraya kadardı. Umarım eğlenmişsinizdir, ben yazarken çok eğlendim aslında. Anatomi ve sanat gerçekten de iç içe ayrılmaz bir birliktelik. Bir sonraki yazıma kadar hoşçakalın

Joeb Beving – Anima

Yeni albümünden bir parça. Ambiyans üzerine çalışmaları göze çarpan Bevingde Nils Frahm havası sezmek farklı bir his. Yeni albümü böyle olsa da bazı parçalarında eski albümlerine atıfı yok değil. İyi dinlemeler.

Zamanın durduğu ev

Asansörden indiğimde kapısı açıktı. Yavaşça attığım adımlarla girdim içeri. Askılıklar solumda, kendimi gördüğüm boy aynası sağımda kalıyordu. Her zamanki gibi… Yıllar boyunca bu aynada gördüm kendimi hep. Hepsi farklıydı. Hepsinde farklı bir ben vardı. Boyum uzamış, saçlarım seyrekleşmiş, duruşum dikleşmiş, yavaştan da alnımda ve gözlerimin kenarında bir iki ince çizgi beliriyordu. Acaba var mı saçlarımda bir beyazlık diye bakındım kısa bir anlığına. Henüz yoktu. Değişmiştim. Yaşanmışlıklar taşıyabilir miydim daha bu yaşımda. Her bir çizgi bir yaşanmışlık ise benim de olmalıydı. Kendim hakkında dalmışken düşüncelere içeriden çıkıp geldi zamanın dokunmaya kıyamadığı kadın.

Tonton yanaklı ananem karşıladı beni. Biliyordum bu anı. Yaşamıştım bir çok kere. Yüzüm farklıydı, elimdekiler farklıydı, duygularım farklıydı ama aynıydı işte yüzü. Aynıydı bakışı, tüm yaşadıklarından sonra bile aynıydı. Evi aynıydı. Odaları aynıydı. Aynıydı.

Sarılıp selamlaşma faslından sonra geçtim, aynı yere. Duvardaki saati durmuştu. Biz gelmeden hemen önce durmuş olmalıydı. Sevmezdi o saatin durmasını ananem. Dedemin saatiydi. Bize de pek dokundurtmazdı pek ala. Kendisi kurardı özenle her seferinde. Saati de aynıydı. Kendi de.

Aynı kal. Yüzünden gülümsemen eksik olmasın hiç.

Ağlamak

Yazarken dinledim, lütfen okurken de dinleyin. Arvo Part’ın bir şaheseri.

Bir psikiyatri dersinden artakalanlar yazacaklarım. Projektif(yansıtıcı) olan bir kişilik testinde insanlara bir resim gösterilip 5 dakika içerisinde bir hikaye oluşturmaları isteniyor. Resimlerden biri buydu:

O an bazı düşüncelere daldı aklım. Testin amacı oluşturulan kişiliğe göre kişilik ve duygudurum hakkında bilgi sahibi olmak. Ben ise ağlamayı düşündüm. Ağlamak ne idi? Ağlamak nasıl bir şeydi?

Hayatında hiç ağlamamış insan sayısı bir hayli az olsa gerek. Ağlamak öyle ya da böyle evrensel bir şey. İlginç değil mi. Tüm insanları ortak bir noktada toplamak için gerçekten ilginç. Herkes ağladı, ağlıyor ve ağlayacak.

Ağlayan bir erkek düşündüm o an. Yıkıcı ve yıkılmış. Bazı hisler sadece beyne sığmıyor değil mi? Dayanılmaz acılar, yenilen dayaklar ve kaçınılmaz acılar… Ağlamak bunların bedene sığmaması değil de nedir?

Neden rahatlarız? Neden rahatlarım? Bazı barajların yıkılması mı gerekir her zaman? Tüm bu hislerin dışarıya boşalması gerekir. Ağlamak meselesi öyle basit bir iş değil. Hiç bir zaman da olmadı. İlk İnsandan beri bu yana bu dünyada gözyaşlarının durduğu bir zaman oldu mu?


Nasıl etmeli de ağlayabilmeli

Farkına bile varmadan?

Nasıl etmeli de ağlayabilmeli

Ayıpsız,

Aşikare,

Yağmur misali?

Neylersin alışkanlık

İçin kan ağlarken yüzün güler

Dikilitaş gibi dinelirsin yine.

Yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,

Anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?


Nazım Hikmet Ran

Aslında ağlamak dışarıdan bakıldığı zaman birkaç damla gözyaşı. Duygulanım, birikim, sızmanın başladığı o ilk an ve tüm hisler çıkıncaya dek hızlı çarpan bir kalp. Ne kadar da rahatlatıcı! Ne kadar yüce! Ne kadar dokunaklı bir drama şöleni! Hiçbir ele değmeyen gözyaşlarının yere düşmesi kadar acı veren bir şölen izlediniz mi hiç! İçine akan gözyaşlarının doldurduğu göletin taşmasıyla başlayan bir duygu gösterisinin ortasında bir baba. Bir damla gözyaşının gezdiği o yaşanmış ve yaşlanmış yüzün dayanılmaz acısı… Burnundan süzülen kanlarla karışan birkaç damla gözyaşı ile oyun alanını kirleten bir çocuk. Kalbi kırılmış bir genç kız. Hayata atılan bir genç erişkinin yediği ilk darbeler. Terk edilmiş istekler ve düşüncelerin tozlu rafları…

Ağlayın! Yalvarırım ağlayın! Ağlamak güzel şey, ağlayabilmek bir serzeniş değil asla. Bir ibadet, bir yakarış, bir dibe çöküş ve oradan çıkış.

Ağlayabilmek güzel şey. Hele ki gözyaşları bir tenin gölgesinde huzura kavuşunca. İşte o zaman bilirim ben, hiçbir gözyaşı boşuna değil. Kuruyan sular kendini ıslak sulara bırakırken, gözler hak ettiği istirahate kavuşur.

Ya siz? Nasıl hissediyorsunuz gözyaşlarınızla. Neler geçiyor o an aklınızdan. Ne düşünüyorsunuz bu resimle ilgili? Dinleyen olur, konuşmayı seçerseniz.